“Türkiye’nin Parmakla Gösterilen Belediyesi Olacağız”

“Türkiye’nin Parmakla Gösterilen Belediyesi Olacağız”

İnegöl Belediyesi, Türkiye’de daha önce 2 Büyükşehir Belediyesi’nin uygulamaya başladığı, ilçe belediyeleri arasında ise ilk olan Kaizen Enstitüsü ile ‘Yalın Belediyecilik’ projesinin startını verdi. Belediye Başkanı Alper Taban, çalışmanın yaklaşık 1 yıl süreceğini ve bu çalışmanın sonucunda başarılı bir şehir yönetimine sahip olunacağını ifade ederek; “Bu noktada her geçen gün üzerine koyarak kendimizi de, kurumumuzu da çalışma sistemlerimizi de geliştirerek kaizen anlayışıyla çok daha başarılı bir hale geleceğiz. Türkiye’nin örnek belediyesi olacağız. Parmakla gösterilen bir kamu kuruluşu haline dönüşeceğiz” dedi.

Merkezde ve kırsal mahallelerde birçok alanda hizmet seferberliğini sürdüren İnegöl Belediyesi, kurum içi yönetim tarzı ve işleyişi de günümüz şartlarında geliştirmek adına adımlar atmaya devam ediyor. Bu kapsamda daha önce Türkiye’de sadece Bursa Büyükşehir ve Gaziantep Büyükşehir Belediyeleri tarafından başlatılan, ilçe belediyesi olarak da ilk olarak İnegöl Belediyesi’nin startını verdiği ‘Yalın Belediyecilik’ projesinin adımları atıldı. Kaizen Enstitüsü işbirliği ile Yalın Belediyecilik projesinin imzaları, bugün yapılan lansman toplantısıyla atıldı. Yalın yönetim anlayışıyla bürokrasiyi azaltmayı, bekleme ve kayıp zamanları ortadan kaldırmayı, katma değeri yüksek işlere odaklanmayı, personele kaliteli çalışma imkanları sunmayı hedefleyen İnegöl Belediyesi ile Kaizen Enstitü arasında yapılacak çalışmaya ilişkin imzalar, 11.00’da Beşinci Mevsim Kültür Merkezinde düzenlenen lansman toplantısıyla atıldı.

İNEGÖL İÇİN KIYMETLİ BİR GÜN

Belediye Başkanı Alper Taban, Başkan Yardımcıları, Daire Müdürleri ve her birimden yalın belediyecilik eğitimini alacak toplam 23 personelin katıldığı lansmanın açılış konuşmasını Başkan Alper Taban yaptı. “Bugün hem İnegöl için hem kurumumuz için hem de şahsımız ve bizler için kıymetli bir gün” sözleriyle konuşmasına başlayan Taban, “Bildiğiniz gibi hiçbir şey yerinde durmuyor, her şey değişiyor ve dönüşüyor. Bu değişim ve dönüşümün yörüngesine girebilenler, bunun farkına varabilenler güzel ve başarılı işlere imza atıyorlar. İnegöl Belediyesi de yaklaşık 150 yıllık bir geçmişe sahip. Peki, biz bu işin neresindeyiz. Yaklaşık 1400 belediyeden bahsediyoruz irili ufaklı. Biz de İnegöl üzerinde baktığımızda çok önemli bir şehirden bahsediyoruz. İhracat ve üretim kabiliyeti, ekonomik dinamizmi, içindeki insan kaynağı, beraberinde ortaya koyduğu tüm başarılarla önemli bir şehirden bahsediyoruz. Peki, bu şehri yönetenler kimler? Öncelikle kamu idaresi tarafından Kaymakamlığımız, icra makamında ise daha çok projelerle yerel yönetimlerin olduğunu görüyoruz. Bizlerin amacı şu; göreve geldiğimiz günden bu yana daha nitelikli bir yönetim anlayışını ortaya koymak” dedi.

KURUMSAL VE TEKNOLOJİK DEĞİŞİM DÖNÜŞÜM

Kurumsal değişim ve dönüşüm ile teknolojik değişim ve dönüşüm kavramlarına da değinen Taban, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Göreve geldiğimizde özellikle birkaç husus üzerinde durarak sizlerin de bu durumu kavramasını, irdelemesini arzu etmiştik. Neydi bunlar? Birincisi kurumsal değişim ve dönüşüm, ikincisi teknolojik değişim ve dönüşüm. Bu iki maddeyi işin merkezine yerleştirdiğimizi ifade etmiştik. Tabi burada kurumsal değişim ve dönüşümden kastımız şu değildi; kamu kurumları insanların gözünde genelde bürokrasi üretebilen, ya da orada zorluklar var gibi bir algı geçmişte vardı. Allah’a hamdolsun bu her geçen gün daha iyi noktaya geldi. Biz burada işlerimizi standart bir hale dönüştürmek, insanların kuruma geldiğinde kimi bulsam da işimi yaptırsam düşüncesinden ziyade hangi noktaya ulaşırsa ulaşsın hizmetleri standart olarak alabildiği bir yapıya en hızlı şekilde dönüştürmeyi amaç ediyorduk. Bu anlamda başladığımız noktadan daha iyi bir noktaya geldiğimizi düşünüyorum. Bu hususta ISO 9001 belgelerimizi aldık, ISO 10002 belgelerimizi aldık. Amacımız o belgeleri alıp duvara asmak değildi. Biri kalite anlayışı diğeri vatandaş memnuniyetiydi. Bizler insanlara hizmet etmek için kurulmuş kuruluşlarız. Bizler de en güzel hizmetleri vatandaşımıza vermek istiyoruz. Kaizen de buradaki çalışma metodunu, yalın anlayışı bizlere öğretecek, burada yine o bahsettiğimiz standartlaşmaları yeniden bizlere sağlayacak.”

NEREDE İNTERNET VARSA, ORASI İŞ SAHASI

“Teknolojik değişim ve dönüşüm diye ifade ettim, bu da çok kıymetli. Artık teknolojinin baş döndürdüğü bir dönemdeyiz. Geçmiş 50 yıllık dönüşümü artık 1 yıla, 5 aya sığdırdığımız bir dönemdeyiz. Her gün yeni icatlar, yeni deneyimler… Bu fırsatlar hepimiz için var. Bunları almak isteyen, denemek isteyenler alıyorlar. Biz de işin bu noktasındayız. Günümüzün en önemli sermayesi bilgi, bilgi kimin elindeyse o insanlar başarıya gidebiliyor. Bakın para demiyorum, bilgi diyorum. Paranız olur yönetemezsiniz, ama bilginiz olursa yönetim anlayışınızla, yapacağınız güzel ve nitelikli işlerle çok güzel işler başarabilirsiniz. Buradan hareketle biz teknolojik değişim ve dönüşümde de kurumumuzdaki belge yönetim sistemleri, elektronik imza gibi dönüşümleri sağladık öncelikle. Hem de çok kısa süre içerisinde sağladık. Neden? Kurşunlu’daki vatandaş gelip buraya imza attırmak zorunda kalmasın diye. Her yerden her iş yapılabilsin, belgeler elektronik ortamda dolaşabilsin, kurumumdaki bir arkadaşım bana imza attırmak için saatlerce beklemesin, mobil imza ile bu işleri yapabilelim diye. Artık elimizdeki tabletlerle her yer, iş yaptığımız alanlar oldu. Nerede internet varsa orası sizin için bir iş sahası. Aynı zamanda işlerimizi anlık olarak takip edebiliyoruz.”

“YALIN BELEDİYECİLİK ANLAYIŞINA İHTİYACIMIZ VAR”

“Bugün burada başlangıcını yaptığımız yalın belediyecilik anlayışında sizlere ihtiyacımız var. Biz bugüne kadar neyi başardıysak, tüm çalışma arkadaşlarımızla başardık. Eğer ortaya bir başarı koyabildiysek bu İnegöl Belediyesi’nin tüm çalışanlarıyla ortaya konan başarıdır. Şimdi neler yapacağız? Biliyorsunuz Kaizen geçmişi olan köklü bir anlayış. Bu benim dikkatimiz çekmişti. Dünyanın çok başarılı olmuş şirketlerinin kendilerine alıp uyguladığı sistemler olduğunu görünce bu benim dikkatimi çekti. Kamuda bu anlayış çok yeni. Özellikle belediyelerde ilçe belediyesi olarak şuanda ilk defa bu sistemi uygulayacak olan belediyeyiz. Bildiğim kadarıyla şuanda iki Büyükşehir Belediyemizde var. Ancak bu anlayış özel sektörde çok yaygın olup şuanda kamuda da yavaş yavaş başlayacak bir anlayış. Allah’ın izniyle biz bu yalın belediyecilik ile onları daha iyi anladığımızı hissettireceğiz. Beraberinde çalışma arkadaşlarımızın mutlu olacağı bir çalışma metedolojisine geçeceğiz. Her arkadaşımız çok yoğun ama bu yükü paylaştıracağız. Kafamızın dinç olması lazım. Bunu yapabildiğimiz an daha efektif ve doğru bir başarı ortaya koymuş olacağız. İş yükünü paylaştırıp iş tanımlarımızı gözden geçireceğiz. Bu çalışma yaklaşık 1 yıl sürecek ve bu çalışmanın sürecinde gerçekten başarılı bir şehir yönetimine sahip olacağımızı iddia ediyorum. Bugüne kadar yaptığımız çalışmalar da her biri parmakla gösterilecek. Çünkü biz yenilikçi dediğimiz anlayışı içimize aldık. Bu ne demek? Sorguluyoruz, daha ne olabilir diyoruz, burada başka ne ortaya koyabiliriz diyoruz, vatandaşın fikrini alıp değerlendiriyoruz. Vatandaşlarımız bize artık geri bildirim getiriyor. Katılımcı bir anlayışla yönetiyoruz. Biz de bu noktada her geçen gün üzerine koyarak kendimizi de, kurumumuzu da çalışma sistemlerimizi de geliştirerek bu kaizen anlatışıyla da çok daha başarılı bir hale geleceğiz. Türkiye’nin örnek belediyesi olacağız. Parmakla gösterilen bir kamu kuruluşu haline dönüşeceğiz.”

“İNANCIM OLMASA, DEVREYE ALMAZDIM”

“Bu işi bugüne kadar çok güzel getirdik. Eğer bu inancım olmasaydı, bu ayağı kesinlikle devreye almazdım. Yani o en başındaki ISO çalışmalarında, diğer çalışmalarda sizlerin gayret ve performansını gördüğümüz için bunu burada çok rahat söylüyorum. Bundan sonraki süreçte de bu metedolojiyi kurumun tüm noktalarına ulaştıracağız. Burada 20 kişilik bir ekip var. Bu arkadaşlarımız aldığı eğitimleri kendi birimlerinde kendi sorumluluk alanlarına aktarmaya devam edecekler. Bu şekilde tüm birimlere bu yönetim anlayışı sirayet etmiş olacak. Ben yapılacak çalışmanın öncelikle kurumumuza, vatandaşımıza, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Kaizen yetkililerine de teşekkür ediyorum.”

KAİZEN, SÜREKLİ İYİLEŞTİRME

Başkan Taban’ın ardından Kaizen Enstitüsü Türkiye Genel Koordinatörü Dr. Muhsin Güneşlik kürsüye çıkarak bir selamlama konuşması yaptı. “Bizim projelerimizde en önemli şey, yönetimin bu işe istekli olması” diyen Güneşlik, “Kaizen enstitüsü, bu konuda dünyanın en büyük danışmanlık şirketi. Kaizen iki kelimeden oluşuyor, kai ve zen yani sürekli iyileştirme. Bu aslında bizim Türk kültüründe de var. ‘Dün dünde kaldı cancağzım, bugün yeni şeyler söylemek lazım’ diyen Mevlana’nın torunlarıyız biz. Dolayısıyla Kaizen de bunu söylüyor, küçük küçük ama sürekli bir iyileştirme… Buradaki proje takımındaki arkadaşlarımızla da biz çok güzel şeyler başaracağımıza inanıyoruz. Kaizen, dünyanın en büyük şirketlerine şuanda danışmanlık yapıyor” ifadelerinde bulundu.

Konuşmalar sonrası yalın belediyecilik eğitimleriyle ilgili sözleşme taraflarca imzalandı. Ardından Başkan Alper Taban’a proje başlangıç sertifikası takdim edildi. Dilek ve temenniler bölümünde yapılan konuşmaların ardından eğitime katılacak 23 personel ile yapılan fotoğraf çekimi ile lansman sona erdi.